20 Ağustos 2019 Salı

Hello Bello

Hey ne kadar zaman geçti, neler değişti neler hayatımızda
Biraz daha büyüdük çocuklarımızla olgunlaştık, sevindik, üzüldük, ağladık, mutlu olduk.
Olgunlaştı ruhumuz, kemale eremesek te o raddeye yaklaştık. Hayatta hala rutine geçememiş olsak ta, uzun uzun yollara revan olsak ta hayat güzel devam ediyor. Güzel coğrafyalarda güzel oksijenler çekiyoruz ciğerlerimize...

Tebdili mekânda ferahlık vardır derler. Ferahlamak için geldik buralara memleketimizden fersah fersah uzaklara. Biraz gönlümüze şifa bulup inşallah döneceğiz tanıdığımız bildiğimiz insanların arasına. Gurbetin ne demek olduğunu anlamak için bir fırsat belki bir imtihan.

Kızlar büyüdü. Mbu 6. sınıfa Asu 3. sınıfa gidecek bu yıl. Geçmişe bakıyorum iyi ki kokularını içime çekerek büyütmüşüm onları diyorum. Ellerinin arasında iki tane yavrunun kişiliklerinin geliştiğini görmek ve iki kardeşin bile ne kadar iki farklı bir insana dönüştüğünü görmek apayrı bir his. Kuzucuklarım belki 7-8 yıl sonra kendi hayatlarınıza yelken açacaksınız. Benim görevim işte o hayatta dimdik ayakta durabilmeniz için gerekli olan alt yapıyı oluşturmak. İnşallah başarılı olabilmişimdir.

27 Haziran 2014 Cuma

Ramazan-ı Şerif geliyor!


Hakkıyla eda edeceğimiz Ramazanı Şerif mübarek olsun. Gelin bu ayda çocuklarımıza hiç yaşamadıkları bir ay yaşatalım. Onlara kızmayalım. Açlık sinirimizi onlardan çıkarmayalım. Ramazanla birlikte bizleri yeniden sevsinler. Mutlu iftar ve sahur sofralarımız olsun. Çeşit çeşit yemekler varsın olmasın ama huzur olsun o sofralarda. Çocuklarımıza ilerde 'Nerde o eski ramazanlar' diyeceği bir ramazan yaşatalım gelin hep beraber. Bu vesileyle hepinizin Cumasını ve Ramazanı Şerifini tebrik eder; hayırlı anne baba olmayı dilerim 


Rabbim'den.http://evokulum.blogspot.com.tr/2011/08/ramazan-1432-agustos-2011.html
bu kitabın çıktısını 2 yıl önce alıp hazırlamıştım
çok güzel olmuştu bu yıl daha farkında olan ve artık okuyabilen kızıma yine güzel bir anı olması amacıyla yapmayı düşünüyorum
bu sabah MBU anne bu gece sahura kalkıyoruz değil mi? diyerek geldi. Heyecanla bekliyor. O heyecanlandıkça ben de heyecanlanıyorum. :)

4 Mart 2014 Salı

normalde günlük ama ben yıllık niyetine :)

en son postu ne zaman attığımı bile hatırlamıyorum. hayat koşturmacası insanı öyle çekiyor ki içine

seneler ne çabuk geçiyor

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki arkama dönüp baktığımda vayy be bu kadar olmuş mu diyorum sadece. Kızlarım canlarım büyüyorlar Allah’ın izniyle. Neden yazmamışım ki ben aylık gelişimlerini sanki. Resmen elimdeki büyük bir fırsatı tepmişim. İnşallah bundan sonra aylık günlük elimden geldiği kadarıyla yazacağım.
Büyük kızım Meryem Berra geçen yıl özel bir kreşe gitti. bu yıl sibyan mektebine gidiyor. Maşallah Kuran-ı Kerim okumayı öğrendi. Geçen hafta hatim bile etti. Bu hafta tecvidli okumaya başladılar. Yasinin 4. sayfasının ezberini yapıyorlar. Kendi kendine okumayı öğrendi. Normal türkçe okumayı. Bu 15 tatilde yani yaklaşık 1 ay önce okumayı söktü. Yazmak için de uğraşıyor kendi kendine.
Küçük kızım Ayşe Serra'ya işe başladığım günden beridir (29 Temmuz 2013) alt komşum bakıyor. Maalesef hala bez olayını halledemedik. Yanında olmak istiyorum. Bu zorlu süreçte onun için hep erteliyorum ama inşallah bu hafta başlayacağız. Kendi kendine şarkılar söylüyor. Babasıydı Abdullah diye bir başlıyor susturabilene aşkolsun.
Ben ise her zamanki gibi diyet yapıyorum işte. İşe gidip geliyorum. Yaptığım elle tutulur gözle görülür birşey yok.

16 Ocak 2013 Çarşamba

kuzuların sessizliği

Bu kadar uzuuun süre yazmayınca insan ne yazacağını, nerden başlayacağını şaşırıyor.

Taşınıyoruz. Yine. Artık bir yerde sabit kalmak istiyorum inşallah. Hayırlısı olur bizim için. Çocuklarımız için.
Geçenlerde kar yağdı. Meryem Berra kara yattı kollarını bacaklarını açtı kapattı açtı kapattı. Çok eğlendi. Ayşe Serra ablamız kadar olmasa da eğlendi diyebiliriz. 

Meryem Berrra ile Kuran harfleri eğitimine başladık. Çok şükür harfleri güzel öğrendi. Üstün, Esre derken biraz sıkılır gibi oldu ara verdik. Şimdi yeniden başlayacağız inşallah. Çok güzel bir set aldım. Belki uygulamalı anlatırım bilmiyorum duruma bağlı. Artık kesmek, katlamak, boyamak, resim yapmak bu işler onun için hem çok eğlenceli hem de kolay. Geliştirdi kendini kendi kendine. Kardeşiyle arası bazen iyi, bazen limoni. O limonilik benden kaynaklanıyor biliyorum. Bu aralar evle ilgilenmekten biraz ihmal ettim ev okulumuzu. Alican dergisinin 9. sayısındayız. Ev taşıma işi çok kötü denk geldi maalesef. 18 aylıkken yine taşınmıştık. O yaşları ne kadar çabuk geçti gibi gelmişti. Şimdi yine aynısı eve odaklandım ve kızların nasıl büyüdüklerini kaçırdım gibi geliyor. belki sadece vicdan azabı inşallah yakında biter bu hengama hayırlısıyla. Nas, Fatiha, Duha(yarısını), Kevser, İhlas, Subhaneke, Kelimei Şehadet, Sofra duası öğrendikleri. 

Ayşe Serra bıdığım artık konuşuyor diyebilirim :) 1-2 aydır dili çözüldü. Ne dersen tekrar ediyor. Kendi kendine 2-3 kelimeli cümleler kurabiliyor. Bıcır bıcır maaşalllah aynı bebe gibi konuşuyor. Bu aralar beze taktı. Kaldırıp atıyor. Fırsatını buldumu çıkartıp öyle çırılçıplak dolaşmak istiyor ama tuvaletinin geldiğini henüz bilmiyor. Bazen lazımlığa yapıyor ama çoğu kez beze de yapıyor. O yüzden erken diye başlatmak istemiyorum tuvalet eğitimine. Bugün 10 dk belki 5 dk içinde 3 kez çıkardı attı bezi ben taktıkça. Geceleri hala bizimle uyuyor. Yastıklara paralel yatmasa çok daha iyi olacak babası bu durumdan oldukça şikayetçi çünkü yüzünü gözünü tekmeliyor. Ayakkabısını kendi kendine giyebiliyor. kendi başına yeme yiyebiliyor. suyu zaten içiyordu şimdi içip hemen eller içinde yüzü gözü heryerini ıslatıp bırakıyor. klozet, lavabo, wc merakı hat safhada kapıyı açık görmesiyle kaybolması an meselesi. Cim Ha Cim Ha diyip duruyor bir alfabe çalıştıkça.

Ben bu aralar moralman dipteyim. Yeni bir ev kurmanın zorluğu ve bu yükü kaldıramamam. Acaba israf mı? Bunların hesabını nasıl vereceğim? soruları uykularımı bile etkiliyor. Bu dünya ne kadar geçici desem de dünya sevgisi, mal mülk sevgisi, gaflet, ölüm korkusu bırakmıyor peşimi. İnşallah arınırım en kısa zamanda. 

17 Ekim 2012 Çarşamba

Bloglararası ödül...

İzleyicisi 200'ün altında olan bloglar için bu ödül yöntemi keşfedilmiş. Sevgili Güneş AY bu ödülü bana uygun görmüş ben de 5 kişiye hediye ediyorum.

Sabah sabah Zambak Hücreleme Yöntemine göre eğitim seti yüzünden moralim bozulsa da bu ödül iyi geldi.
Şimdi sıra geldi ödül-ü iadeye. Sahiplerini bulalım ödüllerimizin.

1. ödül... Tabiki 10 parmağında 10 marifet atom karınca sevgili Güneş'e http://beneklidunyam.blogspot.com/
2. ödül... Doğal arkadaşım market düşmanı sevgili Tuba'ya http://annetubadannotlar.blogspot.com/
3. ödül... Anadolu Pedagojisinin sıkı takipçisi sevgili Gül-i Rana'ya http://anneyuregi.blogspot.com/
4. ödül... Montessori konusunda  imece bir çalışma olan http://montessoriegitimi.blogspot.com/
5. ödül... Ne yediğine dikkat eden sevgili Zeynep'e http://helalpazar.wordpress.com/

hayırlı uğurlu olsun :)

Jüri Özel Ödülü ise Anadolu Pedagojisi Yahoo mail grubunun blogu olan geleceğe kaynak niteliğinde http://anadolupedagojisi.wordpress.com/ ' a alkışlarla gitsin.

16 Ekim 2012 Salı

kafa dolu sinüslerde :((

Maalesef bugünlerde üzerinize afiyet biraz kırgınım. Öksürük, sinüzit... Onun dışında bir ev yaptırma telaşı sardı ki hiç keyfiyetli ve istekli değilim bu konuda. Daha 3 sene olmadı kendi evimize taşındık elh. ve ben ev dekorasyonuyla o kadar ilgilenmişim ki o 1 yıl nasıl geçti canım kızım, minik abla nasıl büyüdü bilemedim. Bu sefer hiiiç o kadar abartmayı düşünmüyorum. Aman dünya malı dünyada kalır benim değil ki onun zaten bir sahibi var niyetiyle yaklaşıyorum ya da yaklaşmaya çalışıyorum.

Küçük kızım minik kardeş, bu aralar öyle akla hayale gelmez şeyler yapıyor ki üüüüüüüüüüüf sormayın gitsin.
Misal : bugün tartıyı kırdı, banyo lavabosuna tırmanıp ordaki eşyalarla, ışıkla oynamaya bayılıyor. Kitaplığa tırmanıyor. Geçen gün merdivene çıkmış ve hooooop merdivenle birlikte ablasının üstüne düşmüş. Anlık hatamı affetmiyor. O merdiven orda durmamalıydı biliyorum ama arkamı dönmemle, arkamda bir dolap dönmesi bir oluyor. Mutfak masasını birbirine katıyor fırsatını bulur bulmaz. Ablasının her oyununu her dersini bozacak bir sabotaj düzenliyor. Maşallah dillendi de. biz ne dersek tekrar modunda.
Bak - Baç
Annemmmmmm - burayı bastırıyor
Bababababammm- ah pepe hep ondan öğrendi.


Büyük kızım, minik abla, dışardakiler zararlı evdekiler yararlı diye düşünüyor. Böyle düşünmesi daha iyi. Elh onunla ilgili büyük bir sıkıntımız yok. Uyumlu (bana göre) bir çocuk. Tek başına kesme, yapıştırma işlerini yapabiliyor. Okumayı yazmayı çok istiyor ama maalesef ben kendimi yeterli görmüyorum ve bir türlü cesaret edemiyorum. Ya yanlış birşey yaparsam diye. Geçen gün rakamları doğru yazamıyorum diye nerdeyse ağladı ağlayacaktı. Subhaneke ve İhlas suresini öğrendi. Bismilllahla su içmeyi, yudum yudum içip, sonunda elhamdülillah demeyi artık o bize tembihliyor.

Seviyorum ben bu emanetleri. Kimbilir ilerde kimler olacaklar. Her ne kadar geleceği merak etsem de daha çok geçmişi küçüklüklerini özlemle anıyorum.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

RRRR sesi

MBU nun RRR leri bastıra bastıra söylemesi olarak tarihe geçsin bugün...

sıcak, tekne orucu, suuuuuuuuu....

bunalım Uzuuuuuuuun soluklar almayı seviyorum sanırım. Yine uzun zaman uğramadım bloguma. Hayat ama durmuyor. Akıyor... Kimi zaman üzülüyoruz, kimi zaman seviniyoruz, bazen yazıyoruz, bazen yazmıyoruz. Bu süre zarfında hayatımın U dönüşü noktasını geçiriyorum sanırım. DOĞALLAŞMA... Marketleri öcü gözüyle görmeye başladım. Doğal annelik, doğal yaşam, doğal, doğal, doğal zor zanaat vesselam. Bakalım başaracakmıyım. Bir artım var ama büyük şehirde değiliz en azından. O yönden içim biraz daha rahat.. Şimdi kısa bir özet geçecek olursak
MBU çok akıllandı uslandı (derken bazen olmadık şeyler yapıyor ama). Tam bir abla ama bariz beni kardeşinden kıskanıyor. Gerçi kardeşi de onu kıskanıyor. Kollarımı açıyorum. Yarışa koşuyorlar. Meraklı Minik dergisine Nisan ayından beridir üye olduk. Bayılıyor. Tahtalardan kule yapmayı seviyor. Yemesi de elh. daha bir düzenli. Boyu uzadı sanki bu aralar. Her işimde yardım ediyor bana artık. Bazen bulaşık süngerini alıp "Ben bulaşık yıkayacağım" diyerek geçiyor lavabonun başına. Tabi sonrası seyirlik. 30'a kadar güzel sayıyor ama sonra otuz, otuzelli, kırkbeş (burda r leri çok tatlı ve güzel söylüyor. Ramazan kitabı var çok sevdi. İftara 1-2 saat kala küçük oruç, tekne orucu tutmaya başlıyor. Ve ezan okunana kadar birşey yemiyor maaşallah. Böyle böyle iradesi gelişecek tabiki. Resimler yapıp dış kapının içine dışına heryerine yapıştırıyor. Her işini tek başına halledebiliyor. Üç tekerlekli bisikletini çok güzel kullanabiliyor.
ASU akıllı bıdık. Küçük olmanın avantajını hep yaşıyor tabiiki. Kavun yemeyi çok seviyor. Ama yedikten sonra adam akıllı bir temizlik gerektiriyor. Boş bulduğu an sandalye oradan masanın tepesine artık orda ne varsa hallediyor. 2 aydır nerdeyse çok güzel anlamlı ve bilerek kelimeler kullanıyor. Anne(M), Baba, Abla, Dede, Ayje, Düştü, Aç, Ju-Cu(su), Süt, Emmi-Emme(Ekmek), Meme, At bunları güzel söylüyor. Resmen bağırmayı seviyor. Zevkine bağırıyor. Ablasının bisikletine ters düz binip sonunda bir güzel düşüyor. Namaz kılmanın ne demek olduğunu biliyor. Ve "Ben namaz kılayım" dediğimde benden önce salona koşup namaz kılma hareketleri yapıyor. Ellerini açıp amiii diyor. Yasin kitabını alıp okuyup "Ami" diyor. Terlik giyme hastası içerde dışarda, heryerde ne bulursa giymeye, giyemezse (özellikle kapının önünde) eline alıp terlikleri kaçmaya başlıyor hem de yalınayak.. 1 kase, 1 tabak, 2 fincanımı kırdı minik fare. Köpeklere "hav" deyip hemen ellemek istiyor çok seviyor. Hala 9 kilocuk. Göz kırparken çok güzel oldum sanıp çoook çirkin oluyor. Kitap okur gibi yapmaya bayılıyor. Ben ise anlatacak çok şeyim varken hiçbir şeyim yok. Yapacak çok işim varken hiçbir şey yapmıyorum. Günler birbirini atlı gibi kovalarken ben arkasından ööööööyle izliyorum. Tembelim... Uyuşuğum... Üzgünüm...

5 Haziran 2012 Salı

istanbuul

Diğer postumu yayınlamayı o kadar unutmuşum ki benden 5 kilo daha gitmiş o kadar yani. Toplamda 10 kilo vererek 58,3 üm. Mutluyum...Sevinçliyim...Meraklıyım. Merak neden derseniz; çünkü merak ediyorum 50 kiloya inince belki de 48 nasıl olacağım. Eski bedenim geri gelecek mi? Neyse işin özü ufak ufak yaptığım kaçamaklarla devam diyete. Yakında kardeşimin düğünü var. 26 Haziran da... Çok az kaldı yani. Burda kına gecesi. Düğün Çanakkale'de olacak. Ve ben İSTANBUL'a gidiyorum. İçim kıpır kıpır. Anılarla dolu şehre gidiyorum. Her bir karesine hüzünle bakacağım (çok özledim çooook) anılarımın depreşeceği, özlem duyduğum şehir. Hey gidi goca istanbul bekle beni ben geliyorum. Her bir yerini gezip her yerinin kokusunu ayrı ayrı içime çekeceğim. Sahi bu aralar neler var İstanbul'umda erguvanlar açtımı? MB kızım, canım, kanım... herşeyim. Senin ilk çocuk olman sevgiye belki tek başına doyman adına çok iyiydi fakat okul bazında öyle olmadı. 4+4+4 sistemine geçilecek olması herşeyi alt üst etti. Okul için taşınacaktık vazgeçtik. Hayırlısı yavrum. Geçenlerde bir şarkı söylüyordun "Ötme bülbül... Ötme bülbüüüüül ağzın yorulur" yerim senin o ağzını. Saçlarını yine kısalttım. 15,6 kilosun. Maaşallah güzel yemek yiyorsun çünkü artık hiiiç ısrar etmiyorum. AS yavrusu...cimcimelerin kralı, şşşşş dediğimde şssşssy diyen ağzını yerim senin. Akıl küpü. Sütü hazırlayıp yat dediğimde yerde yatan yastığa güüüp diye yatıp yan yan bakışın öldürüyo beni. Dön yavrum öyle içilmez dememi bekliyorsun. Yarım ağız gülerek. Geceleri birlikte yatıyoruz. Geçenlerde aşıya gittik yine birazcık canın yandı. Su isteyince hemen oturuyorsun. Alıştın şimdiden oturarak su içmeye. Elektrik süpürgesine bayılıyorsun. Kendi kendine yemek yemek istiyorsun. Hala 9 kilocuksun. Miniminnacıksın tatlı şey.

aç anne, gezenti abla, atom karınca kardeş

Açım dediğime bakmayın canım. Diyetteyim. 1 aydır hem de. Doğum kilolarımı değil de doğum sonrası kilolarımı vermekle meşgulüm. 5 kilo verdim. 10 kilo daha verirsem tamamdır. Yaza yani kardeşimin düğününe kadar inşallah istediğim kilomda olurum. Bi ev hanımlığı kursu açılsa ilk öğrencisi ben olurum herhalde bu kadınlar evde nasıl yetiştiriyorlar işleri hayret birşey. Benim ki yetişmiyor. Evi süpürme işini iki günde ancak bitirebiliyorum. Çamaşır, bulaşık ooo çok iş çok...İnsan hergün yemek yer mi yaaa? Bir düşünür bu yemek nasıl yapılacak, bu bulaşıklara ne olacak, aaff zor valaa hele açken başkalarını doyurmak hepten zor. Bu arada mezun olduğumu söylemişmiydim ikinci üniversitemden söylemiştim sanırım dimi :) MBU _Çilekli pudin yapalım mı? soruma karşılık _Sen yavaş yavaş güzel anne olmaya başlıyosun... _!!!! diye karşılık veren kişilik. Cipsi demeyi küfür zanneden kişilik. Benimle beraber plates yapan kişilik. Balkondan bakınca aşağıdakilerin yanında olmayı isteyen kişilik. Komşuları teker teker gezmeden eve gelmeyen kişilik. Eve her gelene _Sen bizde kal, biz sana yatak yaparız diyen kişilik. Hala mehay etme diyor. Evcilik kurmayı seviyor. Yuplarıyla güzel vakit geçiriyor. Okula gitmek için can atıyor. Abdest kılayım diyor. Hala çekingen, soğuk ilk karşılaştığı mekanda. Hafızası kuvvetli maaşalah. Sayıları öğrendi. Neyin ne olduğunu biliyor. Numaraları söylediğimde telefon edebiliyor. 26 ya kadar sayabiliyor. ASU Sabah 7,5-8 gibi uyanıyor. Ben yürüyüşten ancak gelmiş oluyorum. Yeme içmeyle pek derdi yok. Mama, meme, baba, anne, annnennne, dede, vuuu(su), tuu(otur), beybi, ay ay ay diyor. Pıtır pıtır yürüyor maaşallah. 2 gün önce de 1 yaşını doldurdu. Ablası sabah kaltığında _Ama anne ASU büyümemiş hala??!! deyip beni gülümsetti. 11 aylıktan 1 yaşına gelince büyüycek zannetti hemen herhalde. Ben plates yapmaya başlayım hemen o da benim üstüme çıkıyor. Artık mamasını kendisi tutabiliyor. Yavaş yavaş normal süte geçmeyi planlıyoruz. Bu ara çok sık pişik oluyor. Dışarıya tabiki bayılıyor. Oturandansa ayaktakini tercih ediyor. Karıncaları izlemeye bayılıyor. Parmak uçlarına çıkıp aşağıdakilere laf atıp duruyor.

12 Mart 2012 Pazartesi

anneanneanne nan nan nan nan mam mam mam

Annem ve babamın dönmesine az bir zaman kaldı 1 günden bile daha az. Zaman ne çabuk geçti. Geçen de Ömür Dediğin programında yaşlı bir çift vardı. Yaşlı kadın sanki hiç yaşamamış gibiyim diyordu. Yaş olmuş 79. Ben bile bu yaşıma nasıl geldim anlayabilmiş değilim. Annem babam gittikçe yaşlanmışlar. Sanki benden habersiz oluvermiş herşey gibi.Sevgili eşimin dönmesine 8 gün var. Bugün Nur Dağı'na çıkarken aradı soluk soluğa. Güzeller güzeli Peygamber efendimiz(sav) nasıl çıkıyormuş oraları acaba merdiven bile yokken. İnşallah bizlere de nasip olur birgün oraya çıkmak.

MBU bu günlerde pek mutlu 10 Mart itibariyle 4 yaşını doldurdu. Artık hergün "Anne ben büyüdüm dimi. Anne ben 4 yaşındayım dimi" diye sorup duruyor. Bi tane ev pastası yaptık ona. Klasik anne pastası çok hoşuna gitti. Ona mini yup aldım acaip mutlu. Öğrenmeye çok hevesli. Bir de mini mutfak önlüğü ve kepi diktirdim. Artık mutfakta bir numaralı yardımcım o benim. Canım dün bulaşık yıkadı. Yumurtayı çok güzel kırabiliyor. Sabah 6,30 da kalkıyor. Anne hadi kahvaltı yapalım diye başımda bekliyor. ASU hala uyanmamış oluyor. Onu bekliyoruz. Sonra kahvaltı sofrasındayken "Ayy yüzümü yıkamayı unuttum" deyip gidip yüzünü yıkıyor. Duha Suresinin ilk 4 ayetini ezberledi. Kendi kendine çok rahat bir şekilde üstünü giyip çıkarabiliyor. Düğme düğmele işinde biraz daha uzmanlaşması lazım tabi. Çok güzel resimler yapıyor (Bay Becerikli sağolsun)Dün balık çizmiş baloncuk çıkaran. Her tarafını da boyamış ki bu suda olduğunu ifade ediyor ;) Bayılıyorum hayal dünyasına.




ASU miniğim, üzmüyor beni Elhamdülillah. Bıdıl bıdıl yürüyor. Yan yan gidiyor yürürken. Onun dünyası da bambaşka. Abla figüriyle başa çıkmaya çalışıyor. Sürekli birşeyler öğrenmek zorunda. Ama hiç şikayet etmiyor. Bu aralar bir de diş geliyor üst sağ. Bugün diş etini delmiş ama diş görünmüyor hala. Yarın umutla bekliyorum. Veeeee dün yani ablasının doğum gününde anne dedi. MBU tam 14 aylıkken ben çalışmaya başlayınca söylemişti. ASU henüz 11 ayındayken söyleyince bi garip oldum. Vel hasılı çocuklarla hayat başka güzel. Allah ayırmasın bizleri. Sağlıkla sıhhatle inşallah. Bakın dişim çıkıyor ama çok acı veriyor :(

6 Mart 2012 Salı

insan kuş misali

Sevgili esim su anda kutsal topraklarda. 15 gün yok. Dün burdaydı. Bugün orda. Bir kuş gibi değil mi? Sağsalim kavuşmayı diliyorum.



MBU'da büyük değişimler var yavaş yavaş artık neyin ne olduğunu bilemilmeye başladı. Eeee 4 gün sonra 4 yaşına giriyor. Büyüsün artık dimi. Ah yavrum keşke keşke keşke (keşkeler çare değil ama) seni büyütürken daha Anadolu Pedagojisini bilip uygulayabilseymişim. Ama hiçbir şey için geç değil. Montessori materyalleri arıyorum. duyurulur.

ASU yürüyor. Ey ahaliiii ASU yürüyor. 10 aylık olmasına 10 gün kala attı ilk adımını. Şimdi daha da geliştirdi maaşallah. Alttan iki diş var üst iki diş te iyice kabarmış. 8,9 kg. Çok hareketli ve tam bir şebek, ciberük, çirkin yaaa çirkin işte.

20 Şubat 2012 Pazartesi

ayrılık

Annem ve babam bugün kutsal topraklara yolcular inşallah.
Kısa süreli bir ayrılık. Allah bizlere de nasip eder inşallah.

MBU için montessori kartları hazırlamak ya da hazırını almak istiyorum.
Aslında benim amacım Kur-an Elif Ba'sı öğretmek.
Ama hiçbiryerde rastlamadım Arapça Montessori Eğitimi
yabancı birkaç blogda var yaparsam ilk olma ihtimalim var

ASU yürüme çalışmalarında ilk çoklu adımını 16-02-2012 de at(mış)
bir iki adım atarken teyzesi şahit olmuş
1-2 saat yanından ayrılmamı fırsat bildi sanırım şimdi çat pat yürüyor
ama o pat kısmı biraz sesli oluyor

Yakında bir sürprizle inşallah

19 Ocak 2012 Perşembe

bırrrrrrrr

Pazar günü kar yağdı. Çocuklar gibi şendik. Kartopu oynadık, kardanadam yaptık, havucumuzu taktık. O günden beridir ilk kez bu akşam dışarı çıktık. Aman Ya Rabbim! O ne soğuk öyle. Ağzım, yüzüm, burnum buz tuttu. Arabanın camları donmuştu, ön cam hiç gözükmüyordu. Yolları göremeden gittik geldik çok şükür kısa mesafeydi. -6 dereceydi. Rabbim dışarda kalan insan ve hayvanlara Sen yardım et. Evimiz sıcacık soğuk nedir bilmiyoruz. Bunun şükrünü ne kadar eda etsek azdır. Yetmez. Dışarda millet soğuktan donarken, içerde kısa kollu ile oturmanın yükü ağır.

Asıl önemlisi bu buz tutmuş kalplerimize sen şifa ver ya Allah.

23 Aralık 2011 Cuma

imtihan

Bir süredir yazmak gelmiyordu içimden ya da 2-3 kere yazmaya koyulup ya elektriklerin kesilmesiyle ya da kızımın ben bilgisayardan kalktığımda sayfayı kapatmasıyla nasip olmuyordu.

Kalp krizleri, hastalıklar, ölümler, pişmanlıklar ile dolu geçen günler geçirdik.
Ölüm en büyük ibret, o kara toprağa yatıp yüzüne toprak saçılmaya başladığı zaman kimbilir ne halde olacağız. Uyuyamıyorum, uykularım kaçıyor, karnıma ağrılar giriyor. Bildiğim bir sürü günahım var Allah'ım affetsin. Bir o kadar da bilmediklerim vardır. Hepsi için tövbe edip, af diliyorum ama içim hala rahat değil. Boğazıma bişeyler düğümleniveriyor işte.

Manevi olarak bu aralar bişeyler yapmaya çalışıyoruz kendi çapımızda. Apartmandaki komşularla her hafta perşembe günleri evin altında bir odada toplanıyoruz. Yerimiz müsait kaloriferli, halı ve sandalye mevcut, geniş bir oda. Kuran okuyoruz haftalık bir konu belirliyoruz. Sonra yeme içme faslı... Her hafta 3 daire hazırlıyor. Menüde tatlı, tuzlu, salata oluyor. En azından her cuma gecesi Kuran-ı Kerim okumuş oluyoruz. Dün akşam hatim içinde başladık.
İlk konumuz Gıybet. O kadar içimize işlemiş ki Rabbim bizi o dil belasından korusun.
ikinci Muharrem ve Aşure günü.
Üçüncü Tövbe
Dördüncü Kabir hayatı (bu konuyu işledikten 3 gün sonra alt komşumun kayınvalidesi öldü ve beni bir telaş sardı hiç bir hazırlık yok ölüm pat diye geliyor ne yapacağım diye)
Dün de Faiz konusu vardı. Çooook derin bir konu. Bu devirde herkes ucundan kıyısından bulaşıyor. Ama Kuran'daki ayetleri ve hadisleri okuyunca insan aç kalıyım açıkta kalıyım yine de hiç faizin f sine bulaşmayayım dedim. Tövbe ya Rabbi.

İşte bu haleti ruhiyede imtihan dünyasındayız bunu anladım. Ölüm aklıma geldi paylaşayım dedim.

Sevgili kızlarım, canlarım, ciğerlerim...

ASU iyice mobilleşti. Kendi kendine geziyor odaları. Hatta fırsat buldukça klozeti de denetlemeyi unutmuyor. Gel gel yapıyor. El çırpıyor. Kanepenin kenarlarında geziniyor. Elektrik prizlerini kontrol ediyor. Dişler bugün yarın çıktı çıkacak. Ek gıda aşamasına takıldık kaldık mama ve memeye devam. Bunların haricinde çok çok çok tatlı. Cennet kokusu.




MBU çizgi film kolluyor Pepe ve Caillou hastası. Sürekli birileri bize gelsin, biz biyerlere gidelim havasında. Makas aldım saçlarını kestim. Çok kısaltmadım ama koltuk altlarına geliyor yine de. Resim, boyama daha doğrusu karalamayla uğraşıyor genelde. Kurabiye yapmak istiyor sürekli. Kalıplarla şekil çıkarmak için. Çok çok çok cadı. Masum melek.

Taaa Merzifonlardan özel un getirttik. Hem de çuvalla. Sebep Boşnak Böreği ve Boşnak Mantısı yiyebilmek. Yaptık oldu. Hem de teyzeminkinin aynısı. Çok lezzetliydi. Yine yapıciz, yine yapıciz.

Cumanız mubarek olsun.
Yücelerin yücesine Allah (celle celalühüya) emanet olun.

5 Kasım 2011 Cumartesi

evde hayat başkadır

Evde olmak ayrı bir huzur veriyor bana. An itibariyle 22 ay izinliyim. 'Aaaa çok değil mi?' diyenlere '40 yıl çalışacağımı hesap edersek az bile' diyorum. Sanki bütün dertler sıkıntılar bitmiş gibi geliyor çalışmıyorken. Bebeğimin ilklerine şahit olmak paha biçilemez cinsten. Çocuğumu annem bile olsa bırakıp gitmenin yükümlülüğü altında ezilmiyor vicdanım. Velhasıl ben böyle iyiyim bu aralar.

İcraatlerim : Hali hazırda İlahiyat önlisansı bitirmek varken tek dersi kalmış bir canavarım.

Okuduklarım: YAVAŞLA Hayattan bir defa geçeceksin....Kemal SAYAR

Yaptıklarım : AİLE TOPLANTILARI

Evet bizim artık Aile İstişare Toplantılarımız var. Haftalık toplanıyoruz masa başında. Haftalık sinema günlerimiz oluyor. Gezi planlarımız. Ailemizle ilgili kararlar o masada görüşülüyor. Ortak kararlar alıyoruz. İlk gündem maddemiz MBU'nun aşırı market isteği idi. Çok şükür baya yol katettik. Markete gidelim demiyor bu aralar. Ne mi yaptık? Her zaman gittiğimiz markete gitmedik farklı marketlere gittik ve alışveriş listesi yaparak onun bu etkinliğe ürünleri bularak katılmasını sağladık. HER ÇOCUK ÖZELDİR filmini izledik. Utanmasam ağlayacaktım. Çok etkileyiciydi. Şiddetle tavsiye ederim. MBU geçen sene mandaline şeklinde çok net söylerken bu sene mustalye diyor. Neyse ki son iki gündür düzeltti. Yatmadan önce alışkanlık kazandırmaya çalışıyoruz. Pijama - diş fırçalama - hikaye...Şimdilik sadece hikaye ritüeli oturdu zamanla diğerleri de olur inşallah. Bu aralar ölürsek gibi şeyler duyuyorum ağzından. Van depremi haberlerinden etkilendi sanırım. Kardeşiyle daha iyi geçiniyor maaşallah. Kıskançlık doğal bir huy yalnız onu tetiklememek lazım. Biz olayı 6 ayda iyice oturttuk ama bebeği yeni görenler hemen onu sevmeye başladıkları için uyuyan dev uyanıyor tam o sırada. Tali cd sini zevkle dinliyor. Puf Puf kitabını ve boya kalemlerini çok seviyor. Bütün oyuncaklarını kaldırdım bugün. Sadece Scooter, Bebek Arabası ve Bebeğini bıraktım. 3 oyuncak fazlası yok. Hala saçlarına kıyıp kestiremedim. Kuaförden aldığım makası da kaybettim. Bence çocuk saç kestirmenin zararlı birşey olmadığını anlayana kadar belki 5-6 yaşına kadar evde anne ya da babası kesmeli saçlarını. Kız erkek farketmez. Alacak traş makinesini veya makası kırt kırt oldu da bitti maaşallah.

Anne; Sana bir sürprizim var kızım

1. Melek; Söyle

Anne ; Söylemeeeem sürprizi kaçar

1. Melek ; Ben peşinden kosarım. :)



ASU, benim bıdık kızım. Çok hareketli. Erkenden emeklemeye başladı maaşallah. Daha sonra da hatırlamak adına tarihe not düşelim.

16 Ekim 2011 ilk emeklemesi.

29 Ekim E ge E de diye konuşmaya başlaması.

Ne zaman sürünmeye başladığını tam hatırlamıyorum. Ama 3,5 aylıkken dönmeye 15 gün sonra da sürünmeye başlamıştı. Acelesi var bizim kızın tutmayın aman. Kendi haline kalınca bulamıyoruz, ya hemen banyoya gidiyor ilk iş ya da dış kapıya. Çok hasta oldu doğdu doğalı 6 aylık ömründe 5 kere grip oldu. ilaç içmekten daha doğrusu ağzına bişey verilmesinden nefret eder oldu. Kilosu iyiyken emeklemeye başlayınca biraz zayıfladı sanki. 7 kilo 600 gram geldi 3 gün önce. Beşiği 1 kademe indirdik düşmesin diye.



Yarın bayram. Bayram gibi bir bayram için çocuklarımızı kurban kesme sahnelerinden uzak tutalım. Kurban Bayramı'nın sadece bayram kısmını yaşasın onlar. Güzel kıyafetler alın ya da evdekileri yıkayın ütüleyin. Yarın bunu giyeceksin çünkü yarın bayram deyin. Evi rengarenk balonlarla süsleyin. Çocuk kalkınca o günün diğer günlerden farklı olduğunu hissettirelim.Biz nasıl ki "Nerde o eski bayramlar" diyorsak; çocuğumuzunda büyüyünce aynı cümleyi kuracağı bir bayram geçirtelim. Kendimiz için Teşrik Tekbirlerini unutmayalım. Şimdiden hayırlı bayramlar...

27 Eylül 2011 Salı

mutluluk

Allah'ıma bin şükür katlanarak çoğalıyor mutluluğumuz. Önce ailemize yeni katılan ASU. Ardından tayinimin olması. Cuma günü başlıyorum nasip olursa. Rüya gibi yaaa. Yıllardır beklediğim olay gerçekleşiyor.  Sonra tabiki 2 yıl ücrtesiz izin kullanacağım. :)

MBU canım kızım geçecek bunlar, ASU büyüyüp seninle oynamaya başlayınca iyiki var kardeşim diyeceksin.  Güzel güzel resimler çiziyorsun. E tabi önüne neresi gelirse, eline ne geçerse onunla çiziyorsun. En son göz kalemimle duvarda bir çalışma yapmışsın. Süper ötesi. Görünce gözlerim yaşardı inan.

ASU 2 gündür (25 Eylül 2011) kendini biraz biraz ileri attırabiliyor. E sürünüyor diyebiliriz.. Bundan sonrası birden gelişir zaten. 15 gündür olduğun yerde karnının üstünde yelkovan yönünde dönüp duruyordun. Maaşallah çok dinamiksin. Ama sürekli saçlarımı çekiyorsun canım ne istiyorsun saçlarımdan. Biberon olarak sadece Nuk kauçuk uçtan alıyordun önceleri, ama yavaş yavaş diğer biberonlara da geçiş yapıyorsun. E malum evde envai çeşit var. Mama olarak Aptamil Milumil 1 kullanıyoruz. Damak tadına bir tek o uyuyor. Eczaneden siparişle getirtiyoruz. E zor bulunuyor tabiki. Yemek için biraz daha gayretlisin ablana göre. 08 Eylül 2011 de başlamıştık mamaya maaşallah 2 haftada 600 gr almışsın. 7070gr geliyorsun 5 ayının dolmasına 5 gün var. Günden güne büyüyorsun yavrum. Geceleri genelde birlikte yatıyoruz. Seni 2 yaşına kadar yanımda yatırmayı düşünüyorum.

Planlar

Adem Güneş kitaplarının hepsini okumak,

Evdeki okumadığım bütün kitapları okumak,

MBU'ya aldığımız bütün kitapları ona seslendirmek,

Tekrar Kur-an'ı Kerim hatmi ve meal okuması,

Zayıflamak,

Burç fm'deki Çocuk Deyip Geçmeyin programının arşivini dinlemek

http://groups.yahoo.com/group/anadolupedagojisi/ 

mailimdeki okumadığım bütün mailleri okumak,

Saçlarıma dip röfle yaptırmak... şimdilik bunlar

Almayı Düşündüklerim

Adem Güneş Kitapları Seti,

Demirdöküm tencere ve tava

Seramik tencere ve tava

Tali Duygusal Zeka Eğitimi Seti

Dukan Diyeti kitabı

Karatay Diyeti kitabı...

bu liste uzaaaar gider...

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Anne : Kadroya geçti. Eş durumu için başvurusunu yaptı. Yakında olacak inşallah. Rüyalar gerçek oluyor. 29.07.2011 'de Almus'a gittik. TuTeyze, AS ve ben gittik imzamı attım. Evraklarımı dolaştırdım. Aysel Ablamızı da ziyaret ettik geldik çok şükür. Bu aralar tek derdim kilom sanırım. :):(

MB : Her geçen gün büyüyor maaşallah. Hergün markete gitmek istiyor. Yuvarlak sakız diye sızlanıp duruyor. Geçen gün kitap, boya kalemleri aldık. Çok geliştirdi boyamasını yalnız adamların ellerini yüzlerini de boyayacağım diye tutturuyor. Kardeşinin giydiği şeyleri giymek istiyor. Onun gibi gaz çıkarıyor. Babası 20 kilo olursan bisiklet alabiliriz demiş, tartıya çıkarken sen bakma diyor. Çok komik.


AS : Onun büyümesi şu aralar daha hızlı. Maaşallah sübhanallah. Çok yoran bir bebek değil. Geceleri uyuyor maaşallah. Amma ve lakin gündüz hep ayakta ve dız dız dız modunda. dünden beridir ayağını ağzına götürmeyi becerebiliyor biraz biraz. Ama daha önemlisi bugün sırtüstü yatarken yüzüstü döndü. Birisi laf versin hemen gülüyor, gülücükler saçıyor.

10 Temmuz 2011 Pazar

vira bismillah

tam kolları sıvayıp vira bismillah demiştim ki bir bloglar kapatıldı uzunca bir süre de açılmadı
o sıradaki duygularımı paylaşabilmeyi çok istemiştim habuki
hamileliğin son demleri. duygusallık, yeniden annelik, ssvd denemem, lohusalık
ne yazık ki olmadı sevgili devletim, madem açılacaktı neden kapattın.
sorunun çözümü bumuydu. lütfen bloguma dokunma.

annelik çok güzel gidiyor bu aralar kızım biraz hasta küçük olan ASU, ateşleniyor
sanırım grip olmuş pek küçük kıyamam ben ona

bugünlük biraz alıştırma yazısı oldu
şimdi biraz mutfağa gidip yaptığım nefis un kurabiyelerini güpletiyim
çok zayıfım ya hani kilo almam lazım
şaka ya her şey süt için.